ANA SAYFA                  KONGRE PROGRAMI            SONUÇ BİLDİRGESİ                     KONGRE KİTABI                       İLETİŞİM

 

I. TÜRK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

Türkiye’de son yıllarda eğitim konusunda önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Eğitim kurumları yapısal ve fiziksel olarak iyileştirilmiş, eğitim programları ve ders kitapları yenilenmiştir. Ancak başta eğitime bir istikamet belirleyememe; eğitim zihniyeti, sınav sistemi, öğretmen yetiştirme ve teknoloji bağımlılığı gibi birçok meseleye henüz çare bulunamamıştır. Bu itibarla kongrede konuyla ilgili sunulan bildirilerden hareketle ortaya çıkan bazı sonuçların kamuoyu ile paylaşılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Bunlar şöyle sıralanabilir:


1. 21. asır dünyada ciddi kargaşa ve sorunlarla başlamış ve adeta “sorun çağı” denilebilecek bir yapıya bürünmüştür. Her sorun temelde bir eğitim meselesidir. Bu itibarla meselelerin eğitim yönüyle ele alınması elzemdir.


2. Yüksek bir ideal ve mefkûreye sahip eğitim anlayışıyla sayısız ilim adamı, yönetici, asker ve sanatkâr yetiştirip cihan devleti kuran ve adaletle hüküm süren yüce Türk milletinden “sorun çağının insanları” yeniden bir diriliş beklemektedir.


3. Gelecek yüzyılı hatta bin yılı tasarımlamak için eğitimden işe başlamak gerekmektedir. Bunun için Türk eğitim sisteminde köklü değişikliklere gidilerek tarih boyunca edindiğimiz birikim eğitim sistemine dâhil edilmelidir.


4. Bugün Türk eğitim sisteminde bir “istikamet, kızılelma ve zihniyet” sorunu vardır. Kim olduğumuz, eğitimi ne için yaptığımız, sonunda ne elde edeceğimiz belli değildir. Bu itibarla öncelikle bütün eğitim kademelerinde öğrencilerimize “Türkiye’nin yeniden büyük devlet olma ülküsü” kazandırılmalı; eğitimde esas gaye olarak “millî kimliğe sahip ideal insan” yetiştirme anlayışına öncelik verilmelidir.


5. Bu kongrede tarihi şahsiyetler üzerinden ideal Müslüman-Türk insan tipinin nitelikleri bilimsel olarak ortaya konmuştur. Orhun Yazıtları’ndan, Kutadgu Bilig’den, Mesnevi’den, Mevlid’den; Tonyukuk’tan, Nizam’ül Mülk’ten, Yunus Emre’den, Hacı Bektaş Veli’den, Hacı Bayram Veli’den, Âşık Paşa’dan, Fuzulî’den, Evliya Çelebi’den, Şeyh Galip’ten, Ahmet Cevdet Paşa’dan, Mehmet Akif’ten, Nurettin Topçu’dan, Cemil Meriç’ten, Seyyid Ahmet Arvasî’den; Harizmî’den, Kindî’den, Farabî’den, Birunî’den, İbn Sina’dan, Cezerî’den, İbn Haldun’dan, Ali Kuşçu’dan, Mimar Sinan’dan, Piri Reis’ten, Sabiha Gökçen’den, Vecihi Hürkuş’tan, Prof. Dr. Aziz Sancar’dan; Oğuz Kağan’dan, Attila’dan, Selçuk Bey’den, Sultan Alpaslan’dan, Selahaddin Eyyubî’den, Osman Gazi’den, Fatih Sultan Mehmet’ten, Sultan II. Abdulhamit’ten Atatürk’ten; Mostar Köprüsü’nden, Süleymaniye ve Selimiye’den; Çaldıran’dan, Çanakkale’den, Dumlupınar’dan; Nene Hatun’dan, Şahin Bey’den, Fethi Sekin’den, Ömer Halisdemir’den; halaydan, bardan; bindallıdan, türküden, deyişten; mendil kapmacadan, ciritten, Kırkpınar’dan; dahası hüküm sürdüğümüz üç kıtada bir daha huzur yüzü görmeyen insanların gözyaşlarından mezkûr insan tipinin bazı nitelikleri tespit edilmiştir.


6. Mezkûr ideal insan tipinin yetiştirilmesinde başta anneler olmak üzere ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı; yazılı, görsel ve sosyal medya da bu doğrultuda kullanılmalıdır.


7. Derin köklerimizden elde edilecek olan “bilge, kâmil, sadık, yetkin, kahraman, cesur, merhametli, civanmert, ölçülü, şahsiyetli, umut dolu, şehadet aşkına ve devletiebetmüddet anlayışına sahip insan…” gibi milli kimliğimize ait özellikler merkeze alınarak özgün bir eğitim modeli, müfredatı ve ders içerikleri hazırlanmalıdır. Bu bağlamda Türk eğitim felsefesinin bilimsel ve geleneksel birikimimiz esas alınarak özgün bir şekilde yeniden tasarlanması gerekmektedir. Bunun için bütün eğitim kademelerindeki öğretmen yetiştirme programları bu doğrultuda yeniden yapılandırılmalıdır.


8. Bütün kademelerdeki eğitim programları çocuklarımızın yeteneklerini teşvik edecek şekilde yeniden gözden geçirilmeli; onları sınavlar yolu ile sıralama ve eleme yerine bütün öğrencilerimizin başarılı olmasını sağlayabilecek bir sistem geliştirilmelidir.


9. İletişim becerilerinin ve derin düşünmenin gelişimi için Türkçenin doğru ve güzel kullanımına imkân verecek çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bunun için bütün öğretim kademelerinde öğrencilerimizin okuma ve yazma becerilerini iyi bir şekilde kazanmasına yönelik etkinlikler ve uygulamalar ortaya konmalıdır. Ayrıca Türkçenin medyadaki ve teknoloji ortamlarındaki yeri de dikkate alınıp ilgili kurumların taşıması gereken sorumlulukları yerine getirmesi sağlanmalı, toplumun bütün kesimleri için farkındalık çalışmaları yapılmalıdır.


10. Bugünün çocukları teknolojik bağımlılık sorunu ile karşı karşıyadır. Bu durum çocukları yalnızlığa, benmerkezciliğe ve bencilliğe doğru sürüklemektedir. Bu sebeple çocuklarımızın çok yönlü yetiştirilmeleri gerekmektedir. Bunun için başta ailelerimizin, okullarımızın, öğretmenlerimizin, medyamızın ve politikacılarımızın sorumlulukları hatırda tutulmalıdır.


11. Başta eğitim kurumlarımız olmak üzere bütün fiziki mekânların da millî kimliğin inşasına katkı sağlayacak bir mimari ve tasarımla oluşturulmasına özen gösterilmeli; özellikle eğitim kurumları Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet mimarisinden esintiler taşıyan, geniş bahçeleri ve oyun alanlarını da içeren özgün mekânlar olarak tasarlanmalıdır.


12. Eğitimin kızılelmasına ulaşmada Türkçe - edebiyat, tarih ve coğrafya öğretimine ihtimam gösterilmelidir. Türkçe - edebiyat dersleri için Türk kültürünün kurucu metinleri seçilip bu metinler işlenirken dil becerilerini kazandırmanın yanında metinlerin derin anlamları üzerinde de durulmalıdır. Tarih dersleri daha ikna edici olmalıdır. Aile tarihi veya sözlü tarih uygulamalarıyla öğrenciye tarihin parçası olduğu sezdirilmelidir. Coğrafya dersi Osmanlı coğrafyası ve Türk dünyası coğrafyası üzerine yapılandırılmalıdır.


13. Öğretmen yetiştirmede ve seçmede, öğretmen adaylarının akademik becerilerinin yanı sıra insanî hasletler ve millî hassasiyetlere de sahip olmasına özen gösterilmelidir.


14. Eğitimde millileşme konusunda akademik ve bilimsel yönden çalışmalar devam ettirilip desteklenmelidir. Bu faaliyetler, devletimizin siyaset üreten ve eğitim politikası geliştiren mekanizmaları ile sivil toplum kuruluşlarının ve yerel yönetimlerinin de eşgüdüm içerisinde katkı sunacağı, toplumun bütün kesimlerini içeren bir mutabakat ile icra makamlarına takdim edilecek bir mecraya taşınmalıdır.
Sonuç olarak I. Türk Eğitim Kongresi’nde, geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’si için eğitim alanındaki gelişme ve ilerlemelerin hayati derecede önemli olduğu vurgulanmıştır. Bunun için millî kimliğe sahip ideal insan yetiştirilmesi gerekmektedir. Yine dil ve düşünme becerileri yüksek, yetenekleri keşfedilip geliştirilmiş yeni nesiller için Türk eğitim sistemi yeniden yapılandırılmalıdır. Ayrıca gençlerimizin Türk kültürüne büyük eserler kazandıracak, ulusal ve uluslararası meselelere çareler bulacak bir ülküye sahip olmaları sağlanmalıdır.